Finansal Hizmetler
Vergi mevzuatı yönünde KDV iadesi avantajlarından Eximbank kredi ayrıcalıklarına, ihracat kredilerinden Eximbank sigortasına, ihracat mal bedellerinin kambiyo mevzuatı kapsamında takibinden her türlü ürünün iç ve dış ticaret faaliyetleri için ticaret finansmanı desteği sağlanmasına kadar birçok hizmetimizle ticari kredilerinin fonlamasını, gerek TL gerekse döviz bazında Türk bankaları ve yabancı bankalarla sağlayarak tedarikçi ve alıcı kredileri kullanılmasına da aracılık ediyoruz. İhracat ve ticaret bağlantılı finansman alacaklarının sigorta kapsamına alınması ve vadelendirilmesini sağlıyoruz.
Finansal hizmetlerimizi operasyon süreçlerimiz ile birlikte ele alıp diğer kurumlara göre farklılık yaratıp uçtan uca çözümler sunuyoruz.
Finansal Çözümler ve Süreç Yönetimi
İhracatta sürdürülebilir büyüme, yalnızca ürün göndermekle değil; nakit akışını güçlendirmek, tahsilatı güvence altına almak, kur riskini yönetmek ve toplam maliyeti şeffaflaştırmakla mümkün olur. Biz, dış ticaret süreçlerini “operasyon + finans” perspektifiyle ele alarak ihracatçının satış yaparken aynı anda kârlılığını korumasını ve sermayesini verimli kullanmasını hedefleriz. Sipariş aşamasından tahsilata kadar tüm adımları planlı bir çerçevede yönetir; teklif, sözleşme, ödeme yöntemi, lojistik ve evrak setini birbirini destekleyecek şekilde kurgularız. Böylece ihracatçılar hem daha rekabetçi koşullar sunabilir hem de beklenmedik maliyet, gecikme ve riskleri minimize ederek operasyonlarını ölçekleyebilir.
Finans tarafında en kritik konu işletme sermayesi ve vade yönetimidir. Üretim öncesinde hammadde, işçilik, paketleme ve hazırlık maliyetleri nakit çıkışı yaratırken, satış çoğu zaman vadeli gerçekleşir. Bu denge doğru kurulmazsa en iyi satış bile firmayı zorlayabilir. Bu nedenle müşterilerimize; siparişe dayalı finansman modelleri, sevkiyat öncesi/sonrası finansman planı, alacakların hızlandırılması ve nakit akışı projeksiyonu gibi çözümlerle destek oluruz. Amaç, ihracatçının “satış arttıkça finansal baskısı artan” değil, satışla birlikte nakit döngüsü güçlenen bir yapıya kavuşmasıdır. Vade süreleri, alıcı profili ve ülke riskleri dikkate alınarak, işletme sermayesi ihtiyacını azaltan ve büyümeyi sürdürülebilir kılan bir finansal düzen kurulur.
Tahsilat güvenliği, dış ticarette kârlılığın korunmasında belirleyici bir unsurdur. İhracatçılar bazen yeni pazara girmek veya rekabeti kırmak için açık hesap çalışmak zorunda kalır; bazen de akreditif gibi daha kontrollü yöntemler tercih edilir. Biz, her müşteri ve pazar için risk–maliyet–satış kolaylığı dengesini kuran ödeme yapısını tasarlarız. Uygun durumlarda vesaik mukabili veya akreditif kullanımıyla tahsilat güvenliğini artırır; akreditifli işlemlerde ise şartların doğru kurgulanmasını, “rezerv” riskinin azaltılmasını ve evrak akışının hatasız yönetilmesini sağlariz. Gerekli görülen işlerde alacak sigortası, limit yönetimi ve düzenli tahsilat takibi gibi mekanizmalarla tahsilat sürecini güçlendiririz. Hedefimiz, satış hacmi artarken alacak kalitesinin bozulmaması ve gecikmelerin işletme sermayesini kilitlememesidir.
Kur riski, ihracatçıların en sık gözden kaçırdığı ama en hızlı kâr eriten unsurlardan biridir. Tahsilat para birimi, ödeme para birimi, üretim maliyetleri ve finansman giderleri farklılaştıkça marj dalgalanması kaçınılmaz olur. Bu nedenle teklif ve sözleşme aşamasında para birimi seçimini, fiyat güncelleme koşullarını ve vade etkisini doğru kurgulamak gerekir. Biz; çok para birimli çalışma senaryolarında net döviz pozisyonunu görünür kılan, riskli dönemlerde marjı korumaya odaklanan bir yaklaşım uygularız. İhtiyaca göre forward gibi araçlarla kur dalgalanmasına karşı korunma stratejisi oluşturulabilir; bazı işlerde ise tahsilat ve ödemeleri aynı para biriminde eşleştirerek “doğal korunma” sağlanır. Böylece firma, kur hareketlerine bağlı sürprizlerle değil, öngörülebilir kârlılıkla hareket eder.
Lojistik ve tedarik zinciri yönetimi, yalnızca teslimatı yetiştirmek değil, toplam maliyeti (landed cost) optimize etmektir. Navlun, depolama, sigorta, terminal masrafları, rota seçimi, yük planlaması ve teslim şekli (Incoterms) kararları; doğrudan fiyat rekabetini ve kârlılığı etkiler. Biz, taşıma modelini ve rotayı ürünün özelliklerine, teslim süresine ve maliyet hedeflerine göre planlar; mümkün olan yerlerde konsolidasyon ve yük optimizasyonuyla birim maliyeti düşürmeyi hedefleriz. Teslim şekli seçimini yalnızca operasyonel kolaylıkla değil, risk ve finansal etkileriyle birlikte değerlendiririz. Ayrıca sigorta ve hasar/claim yönetimi süreçlerini de disiplinli şekilde ele alarak, beklenmedik kayıpların etkisini azaltır ve sevkiyatın finansal sonucunu koruruz.
Tüm bu yaklaşımın merkezinde, ihracatçının “dağınık süreçler” yerine tek bir sistemle ilerlemesi vardır. Tekliften proformaya, paketleme listesinden menşe ve gümrük evraklarına, ödeme yönteminden tahsilat takibine kadar her adımı standartlaştırarak hız ve kontrol kazandırırız. İhracatçılar için en değerli çıktılar; daha hızlı teklif hazırlama, daha güvenli tahsilat, daha güçlü nakit akışı, daha düşük sürpriz maliyet ve daha sürdürülebilir kârlılıktır. Biz, dış ticarette yalnızca aracılık değil; finansal dayanıklılık ve operasyonel disiplin sağlayan bir iş ortağı olarak çalışır, ihracatçının rekabet gücünü gerçek verilerle destekleriz. Bu sayede firmalar, yeni pazarlara daha kontrollü girer, vadeli satışlarda daha rahat büyür ve her sevkiyatta kârını daha net korur.